AYAĞIBÜYÜK KÖYÜ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ ZİYARETÇİ DEFTERİMİZE LÜTFEN MESAJLARINIZI BIRAKMAYI UNUTMAYIN. BLOGA YORUM YAZMAKTAN DA VAZGEÇMEYELİM. AYAĞIBÜYÜK KÖYÜ <$BlogPageTitle$>





AYAĞIBÜYÜK KÖYÜ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ

AYAĞIBÜYÜK KÖYÜ 2. ÜZÜM FESTİVALİMİZE KATILAN TÜM KONUKLARIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUZ.




MENÜ
KATEGORİLERİM
SON YORUMLAR
SON YAZILARIM
ARAMA
GÜMRÜK İHBAR
Kaçakçılık, milletimizin can damarını kurutan, teröre kaynak sağlayan bir beladır. www.gumruk.gov.tr adresine veya aşağıdaki online ihbar yazısına tıklayarak gördüğünüz kaçakçılık olaylarını ihbar etmekle, hem Devletimizi milyarlarca dolarlık bir zarardan kurtarabilir, hem binlerce vatan evladının uyuşturucu illeti nedeniyle ölmesine silah kaçakçılıklarını engelleyerek binlerce vatan evladının şehit düşmesine bir ölçüde engel olabilir, hem yakalanan kaçak mal değeri üzerinden ödül alabilirsiniz. Kimlik bilgileriniz kesinlikle gizli tutulacaktır.
REKLAM ALANI


BANNER VE TOPLİSTLER
site ekle Bedava100.Net -Kültür ve Sanat Siteleri
KÖY VİDEOLARI

HALAY GÖRÜNTÜLERİ

ANKARA OYUN HAVALARI

FATİH AMBARKÜTÜK

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

12/12/2007

KÜLTÜRÜMÜZÜ TANIYALIM

BU YAZIYLA İLGİLİ EKSİK VEYA YANLIŞ GÖRÜLEN YERLERİ YORUMLAR BÖLÜMÜNE YORUM OLARAK YAZARSANIZ GEREKLİ DÜZENLEMELER YAPILACAKTIR. BEN HATIRLADIĞIM KADARINI YAZDIM.

 

KÜLTÜRÜMÜZÜ TANIYALIM

Köyümüzde eskiden beri Ataerkil aile düzeni içinde örf, adet ve ananelerine bağlı bir yaşantı vardır. Halkın çoğu fakir olmasına rağmen her zaman iyi niyetli olmuştur köylülerimiz. Henüz köyde görülebilen,çağın hızlı iletişim,sosyal hayatı kolaylaştırıcı,refah araçları yoktur. Zaten köyde eskisi gibi genç nüfusta yok denecek kadar azdır şu anda genellikle memur olan köylüler Çorum,Sungurlu veya Ankara gibi yerlere göç etmiş durumdadır. Köyde sadece yaşlılar kalmıştır. Sadece düğün, bayram,cenaze, hacı uğurlaması gibi özel günlerde ve harman zamanı ve bağbozumu zamanlarında kalabalık olmaktadır. Globalleşen dünya düzeni her yerde olduğu gibi köyümüzde de kendini hissettirmiş ve ülkede uygulanan yanlış tarım politikaları ve bilinçsiz yapılan tarım neticesinde çiftçinin para kazanamaması nedeniyle özellikle son 10-15 yılda köyümüzden yoğun bir şekilde şehirlere göç yaşanmaya başlamıştır. Ancak çok zengin bir kültürel mirasa sahip olan köyümüzde çağın gerektirdiği bazı değişiklikler olsa da köylülerimiz örf,adet ve geleneklerini yaşatmaya devam etmektedir.

 

 

DOĞUM ADETLERİ

Köyde çocuk dünyaya gelirse göz aydına ”hediye alarak-kız ve erkek oluşa bağlıdır” giderler. Anne, doğumu yaptıktan sonra bir hafta kadar yatağında yatar.Bu sırada doğum yapan kadına özel yemekler hazırlanır.İki-üç gün sonra çocuğun adı konulur.İsim konulurken çocuğun kulağına 3 defa ezan okunur. Çocuğa konulacak adın özellikle dini ve milli karakter taşımasına dikkat edilir. Genellikle büyüklerin adı verilir veya büyüklerin tavsiye ettiği isimler konulur. Bir hafta sonra çocuğun göbeği düşer birde  kırkının çıkması vardır bebeğin kırkı çıkana kadar fazla dışarı çıkarılmaz yakınları akrabaları bebeği görmek için kırkının çıkmasını bekler 40 gün dolduğu zaman bir kova suyun içine 40 adet taş toplanıp atılır bir adet altın yüzük atılır bu suyla kırk banyosu yaptırılır anneye ve bebeğe. annede bebekte yıkanır daha sonra .Yakınları ve komşuları gözün aydına gelirler, çocuğa altın takarlar veya elbise getirirler

SÜNNET ADETLERİ:

Sünnet, dinimizin emri gereği yerine getirilmesi gereken bir mükellefiyettir. Bu mükellefiyet peygamber efendimizin sünnetlerinden kaynaklanmaktadır. Sünnet olma geleneği de buradan gelmektedir.
Eskiden doktor olmadığından kendilerini bu alanda yetiştirmiş kişiler ellerinde çantaları ile köy köy gezerek, erkek çocukları sünnet ederlerdi. Köyde sünnet olacak çocuklar, bir veya birkaç eve toplanır ve sıra ile yataklara yatırılarak sünnet edilirdi.



Günümüzde sünnet merasimi; düğün gibi eğlenceli veya mevlit okutmak suretiyle, sağlık elemanlarına yaptırılmaktadır.
Genellikle sünnetler yapılırken sünnet düğünü tertip edilir. Sünnet olacak çocuğun yatak ve yatak odası süslenir. Sünnet olacak çocuğa sünnet elbisesi giydirilir. Düğün günü mevlüt okutulur. Dualar yapılır. Davetli misafirlere yemek ve çeşitli ikramlarda bulunulur. Misafirler tarafından sünnet olan çocuğa çeşitli armağanlar verilir.

 

ASKER UĞURLAMASI

 

Ruhen ve bedenen sağlam olan her Türk genci askerlik görevine seve seve koşar. Bu haslet AYAĞIBÜYÜK ‘LÜ gençler için de tarihin her devrinde geçerliliğini korumuştur. Kahraman ve yiğit  gençler sonu şehitlik bile olsa bu görevi bir vatan borcu olarak bilmişlerdir.
Peygamber ocağı olarak bilinen askerlik sıradan bir iş değildir.
Askerlik, milletimizin tarihinde büyük değeri olan kutsal bir meslektir. Türk milleti asker bir millet olarak bilinir. Gerek Orta Asya döneminde ki göçebe hayatında ve gerekse şehirci hayata geçiş döneminde Türk Milleti manevi değerlerini vatan, millet ve bayrağını korumada kendisini tehlikeye atarcasına savunmuştur. Tarihinden gelme bu kutsal mesleği ile ilgili bir takım örf ve adetleri mevcuttur. Bu göreve gideceklerin herkesten fazla bir özenle uğurlanması gerekir. Ülkemizde her bölgenin, her şehrin kendine özgü askere uğurlama adetleri vardır. Bizim köyümüzde de bu konuda kendine has adetler vardır.

  •  
    • Askere gidecek olan gençler arkadaşlarına yemek ziyafetleri verir, ve bu yemek verme işi askere gidecek gençler arasında sıra ile uygulanır. Ayrıca köy halkı askere gidecek gençlere evlerinde davet verirler(Bu davetlerde eskiden genellikle tavuk kesilirdi). Askere gidecek genç köylülerin verdiği davetlerde büyüklerin ellerinden öperek helalleşir ve herkes gönlünden geçen miktarda harçlık verir.Asker dönüşü asker ailesinin evi ziyaret edilir ve yeni hayatında başarı sağlık ve mutluluk temennilerinde bulunulur.
  • Askere gidecek delikanlı için caminin avlusunda cemaatle birlikte topluca dua edilir. 
  • Askere gidecek delikanlının eline ve ayağına kına yakılır.
  • Asker olacak genç köy halkının evini tek tek dolaşır, ev sahipleri mendil, çorap, gömlek verirler.
  • Askere gidecek gencin ayağının altından toprak alınır, bu toprak gelinceye kadar saklanır.
  • Askere gidecek genç gideceği vasıtaya bineceğinde, binmeden önce topluca dua edilir, dua ile uğurlanır.
  • Askere gidecek gencin arkasından su dökülür, giysileri yıkanmaz, gelinceye kadar asılı durur.

Beklenen an yani askerlerin gitme zamanı geldiğinde köy meydanı ya da terminal ana baba gününe döner, aileler, dostlar,akrabalar uğurlamaya katılırlar. Asker adayı burada herkesle tek tek vedalaşarak otobüse bindirilir ve otobüsün hareketine izin verilmeden önce asker yakınları tarafından istiklal marşı ve tekbirler eşliğinde “EN BÜYÜK ASKER BİZİM ASKER” nidalarıyla uğurlanır.

 

HACI UĞURLAMA

Hacca gidecek olanlar gerekli hazırlıklarını yaptıktan sonra eş, dost, akraba ve komşularını tek tek ziyaret ederek helalleşir. Hacca gidecek olanın evi ziyaret edilir ve çeşitli hediyeler getirilir. Hacı adayları hacca gitmeden önce, geniş bir alanda, genelde kadınlar tarafından bazen de aşçı tutularak pilav, et ve  helva ve hoşaf yaptırırlar. Konuklar bu "Hacı Yemeği"ni yiyerek muhabbet ederler. Hacı adaylarının yola çıkacakları gün; halk toplanıp hacı adayların evlerinin önünden alarak arabaya kadar tekbirlerle getirirler. Son dönemlerde arabalara bayraklar asılarak konvoylar oluşturulmaya başlanmıştır.Dualar edilerek arabaya bindirilir ve vedalaşırlar.


Hacılar  döndükten   sonra   "Hoş geldin. Hayırlı Olsun' ziyaretine gidilir.
Hac dönüşü hacının evi ziyaret edilir ve bu ziyarette hacdan getirilerek sunulan zemzem suyu içilir ve hurmalar yenilir. Hacı tarafından gelen misafirlere çeşitli hediyeler verilir.Hacdan dönen hacılar da konuklara gittikleri gördükleri şeyler hakkında bilgi verirler. Hacıların dönüşünde ziyaretine gelenler alışılageldiği üzere hacıların ellerinin üstünü değil avucunun içini öperler.



 

CENAZE MERASİMİ

AYAĞIBÜYÜK Köyünün  ‘CENAZE’ adetleri ise şöyledir:

Köyümüzde hakkın rahmetine kavuşan bir insan için aile fertleri son nefesinde yanında olmaya çalışırlar. Özellikle kendine ait mekânda son nefesi verdirmeye dikkat ederler. Ölecek hastaya önce abdest aldırılmaya çalışılır, son nefesinde KELİME-İ ŞAHADET getirmesini isterler. Bu arada başında KUR’ANI KERİM okunur. Vefat eden insanın çenesini ve ayaklarını yumuşak bir bezle bağlanır. Göz kapakları kapatılır. Üzerine ince beyaz bir çarşaf örtülür. Sırt üzeri yatırılır. Göbek kısmına cenaze yıkanana kadar metal bir parça konulur. Bu parça makas veya bıçak olur. Kişinin vefat ettiğini duyurma anlamına gelen dini vecibemiz olan SELA hoca tarafından minareden okunur. Hangi mahalleden kim olduğu duyurulur.(Buna sala verme denir.)

Avlunun müsait bir yerine cenazenin yıkanması için suyu ısıtmak amacıyla ateş yakılır.. Ölen kişinin cinsiyetine göre, ölen kadınsa köyün kadınlarından cenaze yıkayabilenler gelerek cenazeyi yıkarlar. Şayet ölen erkekse cami hocaları gelerek cenazeyi yıkarlar. Cenaze yıkama işlemi camide müsait bir yerde bulunan tabut ve teneşir tahtasını cenaze evine getirilir. Cenaze teneşir tahtasına taşınır cinsiyetine göre insanlar çevresinde toplanır. Orada yıkanır. Yıkanan cenaze havlularla kurulandıktan sonra KEFENİNE sarılarak tabutun içerisine koyulur ve tabut kapatılır. Tabutun üzerine yeşil ayet yazılı örtü serilir. Ölen kadınsa tabutun ön başına kişinin başörtüsü koyulur. Ölen genç kız ise çeyiz veya gelinliği koyulur. Hoca dua okuyarak cenaze evden alınarak cami önündeki musalla taşına getirilir. Cenaze yıkanırken mezarlıkta kişinin mezarlığı kazılır.

Gelecek yakınları yoksa cenaze namazı kılınarak mezarlığa defnedilmek üzere hareket edilir. Cenaze götürülürken dualar eşliğinde gidilir. Mezarlığa gelindiğinde kazılan mezarın kenarına tabut koyulur. Kazılan Mezarın içerisine varsa oğulları yoksa en yakını inerek cenazeyi mezara yerleştirir. Getirilen tahta veya özel betondan yapılmış mertekler cenazenin üzerine koyulur. Merteklerin üzerine kazılan toprak atılarak mezarlık oluşturulur. Toprak atılırken hocalar gerekli dua ve salâvatları getirirler. Mezarlığın başına ve ayaklarına ayrı, ayrı tahta veya taşlar sokulur. Mezarlığın üzeri kazmanın ucuyla iz yapılır. Bu ize getirilen ibrikteki su dökülür. Komşuların başsağlığı taziyeleriyle mezarlıktan ayrılır.

Cenaze sahiplerinin onca üzüntü ve kargaşada yemek yapmaları , çevreden gelen misafirleri ağırlamaları mümkün olmadığından köyde oturan kadınlar evlerinde yaptıkları yemekleri cenaze evine getirirler ve baş sağlığı dilerler . Aynı gün köy erkekleri de cenaze evini ziyaret ederek okunan duaların ardından baş sağlığı dilerler

Cenaze defin işlemi bittikten sonra imam mezar başında talgun verir. Cenaze evine komşular iki üç gün yemek getirirler. Cenaze kalktıktan sonra komşular temizlik yaparak tüm çamaşırlar yıkanır.

Cenaze işlerinde görev alan hocalara, mezar kazana, sela verene yıkayıcılar için belirli bir miktar ücret ilçede bu yapan gönüllülere verilerek helalleşilir. Cenaze yakınları komşuları gezerek ölen kişinin borcunun olup olmadığını sorarak helalleşirler. Cenazenin yeni giysileri cevrede durumu iyi olmayan fakir fukaraya dağıtılır.

Cenaze evinin yakın çevresinde televizyon seyredilmez, radyo dinlenmez, yüksek sesle gülünmez, şaka yapılmaz ve aksi davrananları büyükleri ikaz eder. Böylece cenaze sahibinin acısı paylaşılmış olur. Cenaze evi bir müddet düğün ve eğlencelere gitmez, süslenmezler ve düğünleri varsa ertelerler.

 

 Cenaze evinde ilk yedi gün kuran okunup dua edilir. Çoğunlukla cenaze kalktıktan bir hafta sonra , eş , dost ve yakın akraba dağılmadan Cuma namazında mevlüt okutulur ve köyün erkeklerine cenaze evinde yemek yedirilir. Yedinci günü daha geniş katılımlı dua okunur.Ölümün vuku bulduğu gün ve sonraki yedinci, kırkıncı, elli ikinci günlerinde de hatim ve mevlit okunur. Bazen de 1 yıl sonra mevlit okutularak camide lokum ve gülsuyu dağıtılır evde de yemek verilir  Ve helva dağıtılır. Eskiden evde pişirilen yemekler yedirilirken , bugün genellikle pide ve yanında mevsime göre karpuz , ayran , helva ve üzüm yedirilir.

 

BAYRAM ADETLERİ

Dini bayramlar, Ramazan Bayramı Ve Kurban Bayramı olarak kutlanır. Bayram kutlaması için birkaç gün önce hazırlıklar başlar. Bu hazırlıklar ev temizliği yiyecek ve giyecek hazırlıklarıdır. Arefe günü ikindi namazından sonra ve bayram namazından sonra mezarlık ziyaret edilerek dualar okunur. Arife günü akşamı erkenden yatılır. Sabah ezanıyla birlikte en temiz elbiseler giyilerek erkekler bayram namazı kılmak üzere camiye giderler. Camide vaiz dinlendikten sonra bayram namazı vakti yaklaşınca hoca efendi bayram namazının kılınış şeklini hatırlatır. Birlikte bayram namazı kılınır. Camiden çıkarken kapı önünde en aşlı kişilerden başlamak üzere saf halinde bayramlaşılır. Büyüklerin ellerinden öpülür. Büyüklerde BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN diye iyi temennilerde bulunurlar.Bu arada köyde küs olanlar varsa köyün yaşlıları ve ileri gelenlerinin araya girmesi ile barıştırılırlar. Safta bayramlaşma bitince cami önünde toplanarak ortak dualar okunur ve herkes evine dağılır. Evde aile reisinden başlamak üzere büyüklerin elini öper.(Evin kadını yaşa bakmadan eşinin elini öper bu bölgemizde olan bir gelenektir.)Evlerde bayramlaşma merasimi bittikten sonra kahvaltı yapılır.Fakir çocuklara giyecek yardımı yapılır. Çocukları sevindirecek hediyeler verilir. Gelenlere yemek ve tatlı mutlaka ikram edilir. Bu arada küçüklerin bayram gezmesi başlamıştır. Akraba ve komşu çocukları evleri gezerek bayramlaşırlar. Bayramlaşmaya gelen evler çocuklara ya para ya da şeker ikram ederler.

Kurban Bayramının kutlanması da aynı şekildedir. Tek farkı hane halkı bir ay ile bir hafta önceden kurban hazırlarlar. Ekonomik gücü olanlar aile olarak tek başlarına koyun,keçi, dana, düve, inek kestikleri gibi ekonomik gücü yetersiz olan komşular birleşerek bir kurban kesebilirler. Alınan kurbanlar büyükbaş ise 7 kişiye kadar ortak olabilir.Ancak genellikle tek sayılı adetler tercih edilir. Kurban Bayramında kurbanlar kesildikten sonra yemek yemek gelenek haline gelmiştir. Kesilen kurbanın üçte biri fakir fukaraya dağıtılır. Üçte biri gelen misafirlere ikram edilir. Üçte biride ev halkıyla birlikte yenilir.

BAĞ BOZUMU

Bir başka idi AYAĞIBÜYÜK köyünde bağ bozumu, kağnılara şiraneler yüklenir . Öküzler koşulur. Her bağın sınırında bir kağnı üzerinde şiraneler. Komşu köylerden ve köyümüzün genç kızları gelinleri o gün için renga renk Anadolu motiflerini üzerinde taşıyan gıreptişen pazen elbiseler, başlarında pullu boncuklu renk renk yazmalar, herkesin elinde kalbur, gozer, veya sepetler bağın içinde yeşille o renkli giysiler apayrı bir hava verirdi bağlara. Öyle şu anki gibi, rast gele bağbozumu yoktu köylü bir karar alırdı. Tarih belirlenirdi. Ve ona göre bağlar bozulurdu bir hafta on gün devam ederdi bu bağ bozumları. Kağnılar gıcılayarak köye yukarı dizilir kimi tek bağlardan kimisi mezarlık tarafından kimisi körkü tarafından heleki en eski bağlar harman yerindeki bağlardı kehribar gibi salkım salkım üzümler ki her bir kundak1,5- 2 kilo gelir . Köye gelince küreler yakılır. Üzümler çiğnenir şıralar akar her bir şiraneden. Gece geç vakitler her küreden mis gibi pekmez kokuları yayılır etrafa.geceleri küre başlarında pekmezler kaynarken bahçelerden bül bül sesleri yayılır name name her bir kuşun ayrı bir melodisi duyulur bahçelerden. Sabah olur her biri 40-50 kiloluk küplere doldurulur. Ekşisi tatlısı kara pekmezi eriklisi. Bağ bozumu biter pekmezler evlere yerleştirilir .bağ bahçe işleri biter artık her evde bir çalma pekmez çarpmalarının sesi duyulur değişik ritimlerle ağ pekmez dediğimiz ki; bu pekmezler bıçakla keserek yenirdi tadı doğallığı bir başka olurdu. Şimdi ise başta ömer hoca olmak üzere korukken herkesten evvel gelir başlar bağ bozmaya onu gören diğer komşu derken iş çığırından çıkmış eskiyi unuttuk malamat olduk denen şiirde olduğu gibi eskiler unutuldu...

 

Teşekkür: Fatoş Kırıköz (Ambarkütük), Selahattin Ambarkütük ve Fehmi Kuzoluk'a katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.

 

 


YORUM YAZMADAN GİTME :: ARKADAŞINA GÖNDER

3 YORUM YAZILMIŞTIR

  1. Yazan: isimsiz | Tarih: 2008-01-12 15:48:00
    Konu: SELAMLAR
    BEN ILKEZ AYAGIBUYUK KOYUNUN SITESI OLDUGUNU GORUYORUM BUNU HERKESI BILMESI VE DAHA YAYGINLASTIRIR BIR HALE GETIRMELIYIZ KATKISI GECENLERE TESEKKURLER

    Bağlantı »

  2. Yazan: mustafa | Tarih: 2008-01-04 15:33:51
    Konu: dertleşme
    beyler ben ali ambarkütüğün yani name ambarkütüğün öz ablasının oğlu mustafa teyzemi kaybettim dün haberiniz varmı sizizn

    Bağlantı »

  3. Yazan: samet | Tarih: 2007-09-01 19:18:31
    Konu: yanlıs
    koyumuzde en onemlı gecım kaynagı bugday sadece uzum degıl

    Bağlantı »

KÖY RESİMLERİ
HABERLER
ZİYARETÇİ SAYAÇLARI
DOST BLOGLARIMIZ
hussoloji
yusufebb
gakkosvahap
Blogcu Yardım
albanian4ever
onderayagibuyuk
bizimaleyna
onderreis
inegazili19
fehmikuzoluk
cilginmutu
ayagibuyukluhakan
corumlu91
oktayozcan06
gumruklermuhafaza
buyukpolatlikoyu
sungurluhaber
adetlerimiz
kemalliportal
adanzyehersey

KÖY VİDEOLARI
VAHİT EMMİ
YALÇIN REİS&EFSANE SİNAN
VAHİT EMMİ-2
HALAY-1
HALAY-2
HALAY-3
CHAT KUTUSU